kendine düşman ruhum...

başımı sallıyorum öne arkaya
ezber yapar gibi öksüzlüğümü
topuklarım sızlıyor
kilometrelerce yol arşınlamışım
sevdadan, karanlıktan...
gizimde ne varsa kalakalmış
dehlizimde...
sözümü çalmış haylaz bir ateş
düne yanmış sanki...
rind olmuşum meclisinde
kara lekeye vurulmuş gözlerim
sahraya vurup kendini vücudum
takılıp kalmış ruhuma...
dünlerin acısı, yarınların kaygısı
ağır geliyor
gamı, kederi yaşamak sancısı
çarpıyor yüzüme...
saklıyorum yaralı ellerimi
kimse görmesin
dokunmasın diye
sızlamasın diye dilimi bağlıyorum
susuşlara karışıyor çığlıklarım
ne rahneler açmış ruhumda
ne karanlıklara hüküm sürmüş
yağmalanmış...
ilmik ilmik boğazımda düğüm
çözmek istiyor öpülesi eller
kırıyorum an geçtikçe...
yeni bir ağıt doladım benliğime
her tınısını acıyla karşılıyor
ruhum...
sonra hüzün oluyorum
eylüle yayıyorum sararmış yapraklarımı
doğmamış çocuklarımı öldürüyorum zihnimde
sanki yarın hiç olmayacak gibi...
bağışlamıyor...
özümü söndürüyorum bir damla ihanetle
yıkıyorum iyi olan ne varsa
sövüyorum geçmişe...
Arzellaa...
0 yorum yazılmıştır